Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı, Hollandalı alıcılara mal veya hizmet teslim eden ancak ödeme alamayan
yabancı tedarikçiler için sıkça karşılaşılan bir konudur. Hollandalı bir müşterinin ödeme yapmaması,
özellikle Hollanda hukuk sistemi hakkında bilgi sahibi olmadığınızda önemli mali sonuçlara yol açabilir.
Bu makalede Hollanda'da uluslararası borç tahsilatının nasıl işlediğini, hangi hukuki
adımların mümkün olduğunu ve dava açmanın ne zaman anlamlı olduğunu okuyacaksınız.
Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı ne zaman söz konusu olur?
Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı, yabancı bir şirketin Hollanda'da yerleşik bir borçluya karşı
alacağı olduğunda söz konusu olur. Bu, örneğin Almanya, Türkiye,
Polonya veya Birleşik Krallık'tan bir tedarikçinin Hollandalı bir müşteriye mal teslim etmesi durumu olabilir.
Yaygın durumlar şunlardır:
- Hollandalı bir alıcıya ödeme yapılmadan mal teslimatı;
- Hollandalı bir şirket için gerçekleştirilen hizmetler;
- yapısal ödeme gecikmeleri;
- açık bir hukuki gerekçe olmadan faturaların itiraz edilmesi.
Yabancı bir tedarikçi Hollanda'da dava açabilir mi?
Evet. Hollanda'da uluslararası borç tahsilatında Hollanda mahkemesi birçok durumda yetkilidir.
Bu, diğer unsurların yanı sıra şunlara bağlıdır:
- borçlunun yerleşim yeri;
- sözleşmede yetkili mahkemeye ilişkin anlaşmalar;
- yükümlülüğün yerine getirilmesi gereken yer;
- uygulanabilir Avrupa mevzuatı.
Uygulamada bu, yabancı tedarikçilerin Hollandalı borçlularına karşı çoğunlukla doğrudan Hollanda'da dava açabilecekleri anlamına gelir.
Uluslararası borç tahsilatında hangi hukuk uygulanır?
Hollanda'da uluslararası borç tahsilatında uygulanacak hukuk büyük önem taşır. Genellikle
sözleşmede hangi hukukun uygulanacağı belirlenmiştir. Hukuk seçimi yapılmamışsa, örneğin borçlunun Hollanda'da yerleşik olması nedeniyle
Hollanda hukuku yine uygulanabilir.
Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı: adım adım plan
Adım 1: Alacağın hukuki değerlendirmesi
Başarılı bir Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı, alacağın hukuki değerlendirmesiyle başlar.
Bu süreçte sözleşme, teslimat kanıtı, faturalar ve ödeme düzenlemeleri incelenir.
Adım 2: Yazılı ihtar
Hollandalı borçluya yazılı bir ihtar ve temerrüt bildirimi gönderilir. Birçok durumda bu hâlâ ödemeye yol açar;
özellikle hukuki adımların takip edeceği netleştiğinde.
Adım 3: Mahkeme dışı borç tahsilatı
Ödeme gerçekleşmezse, mahkeme dışı tahsilat aşaması başlatılabilir. Bu, doğrudan dava açmaya başvurmadan
ödemeyi zorlamak için genellikle etkili bir yöntemdir.
Adım 4: Hollanda mahkemesinde dava
Mahkeme dışı tahsilat sonuç vermediğinde, Hollanda'da dava açılabilir. Menfaat ve aciliyete bağlı olarak
esas dava veya kısa yargılama arasında seçim yapılabilir.
Adım 5: Haciz ve icra
Lehte bir mahkeme kararının ardından Hollandalı borçlunun banka hesaplarına veya varlıklarına haciz konulabilir. Bu,
Hollanda'da uluslararası borç tahsilatını çoğu zaman yine etkili kılar.
Uluslararası borç tahsilatında zamanaşımı
Uluslararası alacaklar da zamanaşımına uğrayabilir. Birçok durumda zamanaşımı süresi
beş yıldır. Bu nedenle Hollanda'da uluslararası borç tahsilatında zamanında harekete geçmek esastır.
Sınır ötesi borç tahsilatı hakkında genel bilgi şu adreste bulunabilir:
Your Europe – Debt recovery.
Uluslararası borç tahsilatında sık yapılan hatalar
- harekete geçmek için çok uzun beklemek;
- yetersiz teslimat kanıtı;
- yetki kurallarını dikkate almamak;
- tahsil imkânı olmadan dava açmak;
- hukuki strateji belirlememek.
Arslan Advocaten sizin için ne yapabilir?
Arslan Advocaten, yabancı tedarikçilere Hollanda'da uluslararası borç tahsilatı konusunda
yardımcı olmaktadır. Alacağınızın uygulanabilirliğini değerlendirir, doğru strateji konusunda danışmanlık sunar ve
gerektiğinde Hollanda mahkemesinde dava yürütürüz.
Hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi edinin:
borç tahsilatı ve ödeme anlaşmazlıkları ve
şirketler hukuku.
Ticari anlaşmazlıklarda masraflar ve dava finansmanı
Ticari anlaşmazlıklarda prensip olarak no cure no pay esasına göre çalışmamaktayız. Ticari davalar,
maliyetler ve dava yürütme konusunda önceden açık anlaşmalar yapılmasını gerektiren özenli ve stratejik bir yaklaşım gerektirir.
Belirli durumlarda ise davayı (fiilen) no cure no pay esasına göre
yürütmek mümkün olabilir. Davayı değerlendirdikten sonra avukatlık masraflarının (bir kısmını) finanse etmeye istekli olabilecek
bağımsız bir dava finansörü ile işbirliği yapmaktayız.
Dava finansmanının onaylanması halinde avukatlık masrafları dava finansörü tarafından karşılanır. Müvekkil için
bu, doğrudan mali risk olmadan dava açmanın mümkün olduğu anlamına gelir.
Yazar hakkında
Bu makale, Onur Arslan tarafından yazılmıştır; kendisi avukat ve Arslan Advocaten'in kurucusudur.
Ticari anlaşmazlıklar konusunda uzmanlaşmış olup uluslararası borç tahsilatı, ticaret anlaşmazlıkları ve Hollandalı şirketlere karşı davalar
alanında deneyim sahibidir.
Davanızın hukuki işlem veya dava finansmanı için uygun olup olmadığını görüşmek ister misiniz?
👉 Onur Arslan'ın profilini görüntüleyin ve doğrudan iletişime geçin.
